şöyle başlayalım, büyüyünce piç mimar olcam. İçinde çikületa olan herşeye tapabilirim hele de muayyen günlerimde. Jensen la evlenebilirm ama 67 impalasıyla gelirse. Supernatural candır. Ankara çok souk olabiliyo. Bazen boş boş dolaşırım yaparım. Holiday filmini izleyince hayata dönerim. Asosyal sayılırım ama cok fazla gereksiz insan da tanırım sanırım o yüzden asosyallik hoş bişey. Eski sevgiliye kafam girsin . Yenilik güzeldir. bide marlborodan vazgecemem KIRMISIIIII. öyle ya işte
eyvallah hatalarım olmuştur. Robot değilim insanım yani.Ama haketmediğim şeylerde yaşamadım diyemem. Haketmedim çünkü. İnsanların hepsine kucak açtım, dinledim acısına ortak oldum, ağladı ağladım, güldü daha çok güldüm. Bu yüzdendir ki hep sırtımda o bıçağın soğuk yüzünü hissettim. Şimdi bana geriye baksan neleri değiştirirsin? dersen.. kendimi derim.. ben kendimi yaktım her dost sandığım insanda, ben kendimi kül ettim her acısına koştuğum sevincine ortak olduğum insanda.. Neden ben sorusunu bile sormuyorum kendime..Karmaya bende inanırım yakın gördüğüm , canım dediğm , ona kötülük ettiğimi bilip pişmanlıktan kahrolduğum bi dostum gibi.
karmanın yüzüne patlayacağı insan ben değilim.. ama kim olduğunu gayet iyi biliyorum..
keşke herşey eskisi gibi olsa arkadaş, ama ben de çok değiştim kalp agrılarım ense yanmalarım hastane anılarım beni artık bambaşka biri yaptı.
şimdi ben sadece 1,2 dostla yola devam ederim ..hayatıma giren her yeni kişi kapanmayan derin yaralar açmasın bidaha diye.
umarım sende beni anlamışsındır .. hayat kısa bana düşman olman sadece yanımıza kar kalacak günleri azaltıyo..
Kıskançlık şöyle durumlarda başlar;
1)eski sevgiliye dönen sevgilinin ardından
2)yakın arkadaşım dediği insana giden sevgilinin ardından
3)bilimum tanıdığın ve ihtimal vermediğin insana giden sevgilinin ardından
e ben bu 3 maddeyi de ayrı ayrı yaşamışım geçmişte. o zaman bana vay efendim arkadaşım ,yok zaten görüşmüyoruz olaylarını hiç anlatma
sütten agzım yandı bi kere ben artık bırak yoğurdu, dondurmayı bile üfler yerim..
Summertime, and the livin’ is easy
Fish are jumpin’ and the cotton is high
Oh! Your Daddy’s rich and your Ma is good lookin’
So, hush little baby, don’t you cry …
One of these mornin’s you’re gonna rise up singin’
Then you’ll spread your wings, and you’ll take to the sky
But ‘till that mornin’ there’s a nothin’ can harm you,
with Daddy and Mammy standin’ by …
But ‘till that mornin’ there’s a nothin’ can harm you,
with Daddy and Mammy standin’ by …
Her sabah aynı yorgunlukla uyanıyorum. 7 de çalan saate bakıp neden çalıyorsun yaffam diyip ertele tuşunu yapan adama şükredip 8.40 dersine banko geç kalıyorum haliyle girmiyorum. Hocaya saygımdan hem ne gerek var dersi bölmeye arkadaşların dikkati dağılmasın( himm ok) uyandığımda saat 8.15 falan oluyo zaten.. Gündüzleri sevmiyorum insanların gercek yüzlerini göremiyor insan. Herkesin suratında 1 kilo makyaj ama nası güzel yapıyorlar allahım. Ben sacımı toplamaya usenirken millet kaçta kalkiyoda bu kadar süsleniyor? Her neyse ayağına perdeyi aralıyorum güneş varsa gözüme gire gire uyandırıyor bı sekilde uyanıyorum. Uyanmak denirse! Kahvenin suyunu koyup aynaya bakıyorum sonra icim kararıyor bı sigara yakıp kahveyi koyuyorum.. Bakıyorum saate saat olmuş 9 … Hooooop 9.40 ta yalan olmuss! Neyse diyorum kalk giyin dolabın karsında 15 20 dakika yok bu olmaz , bunla üşürüm, bu çok bol, bu çok dar derken bı kot bı tişört ki ilk gözüme kestirdiklerim oluyo onlarda … Tam banyoya gidicem sofinin kakası cisi derken saat oluyo 9.30 …bı telaşla saçlarımı örüp gözüme kalem çekip cikiveriyorum evden … Zaten servisler gideceksem 10.40 derside yalan oluyo.. Ondan Tunaliya iner inmez bı simitine çöküp bı çay sigara yapıyorum..sonra durağa yürüyüp servise biniyorum. Okul yok efendim çizim mizim derken gündüz böle geciyo